img_4963

”15 Temmuz gecesi 79 milyon vatandaşımız tek yürek olarak diriliş meşalesini yeniden yaktı”

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya,, Üsküdar Belediyesi ve Medeniyet Üniversitesi tarafından Üsküdar Gençlik Merkezi’ne düzenlenen “15 Temmuz Gururumuz: Üsküdar’da ve Her Yerde” programına katıldı.

Burada yaptığı konuşmada darbecilerin milletin duruşunu ve ferasetini hesap edemediğini anlatan Bakan Kaya, “Cesareti, bilgeliği ve örnek liderliğiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz gecesi milletimizin yanında dimdik ayakta duracağını hesap edemediler. Hesap edemedikleri bir şey daha vardı. O da iradesi her şeyin üstünde olan Allah’ın mutlak kaderiydi. Bu kader o gece öylesine tecelli etti ki, onlar tuzak kurdular, Allah da onlara tuzak kurdu ve o gece milletimiz Allah’ın yardımıyla bu kirli oyunu bozdu” diye konuştu.

Bakan Kaya, milletin o gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla vatan ve hürriyet aşkıyla ayağa kalktığını dile getirerek, bu sayede tüm oyunların bozulduğunu kaydetti.

Milletin canı pahasına, tankların altında ezilmeyi, kurşunlara, bombalara hedef olmayı göze aldığını anımsatan Bakan Kaya,79 milyonun tek yürek olarak diriliş meşalesini yeniden yaktığını belirtti.

– “Kadınlarımız 15 Temmuz’a ruh verdi”

Bakan Kaya, silah gücüyle millet iradesini yok etmeye çalışanların tarihi bir yenilgi aldığına vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Çünkü o gece kucağında yavrusuyla tankın karşısına çıkan ayaklarının altı öpülesi annelerimiz vardı. ‘Bu gece sokağa çıkmazsan bir daha çıkamazsın.’ diyerek eşlerini darbeye karşı direniş için helalleşerek uğurlayan kadınlarımız vardı. 15 Temmuz’a ruh veren kahraman kadınlarımız. O gece kadınlarımız evden eşlerini, çocuklarını dualarla uğurlamasaydı, bizzat kendileri en ön saflarda yer almasaydı bugün tarihimizin akışı çok farklı seyredebilirdi. Şükürler olsun kadınlarımız Anadolu’nun ruhu, 15 Temmuz’un gerçek kahramanları oldular.”

Üsküdar’da şehit olan ve yaralanan vatandaşların isimlerini tek tek sayan Bakan Kaya, vatandaşların sokağa çıkmakta bir an bile tereddüt etmediğini söyledi.
Bakan Kaya, milletvekili ve bakanların da TBMM’de o gece önemli bir duruş sergilediğini anımsatarak, vatandaşlarla beraber milli iradeye sahip çıktıklarını kaydetti.

O gece, tankların ve bombaların mili iradeye sahip çıkmalarına engel olamadığını aktaran Bakan Kaya,“TBMM’nin hükmü şahsiyetinde egemenliğin kayıtsız şartsız milletimize ait olduğunu tarihe not düştük. 15 Temmuz bir milat olmuştur. Çünkü 15 Temmuz gecesi yaşanan ihanetin ardından bu millet özgürlüğüne, demokrasisine, milli iradeye ne kadar düşkün bir millet olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Tarihimizde tüm darbeler dış kaynaklı güçlerle iş birliği içerisinde gerçekleştirilmiştir. Ve tarihimizde ilk kez böylesine bir ihanet şebekesini milletimiz 15 Temmuz’da bir gecede yenilgiye uğratmış tarihte yeni bir sayfa açmıştır” ifadesini kullandı.

Batı’nın Mısır’daki darbeye sessiz kaldığını hatırlatan Bakan Kaya, 15 Temmuz’da da Batı’nın demokrasi zaferini göremediğine dikkati çekti.

– Fırat Kalkanı Operasyonu, Başika

Türkiye’nin her zaman zayıftan yana olduğunu dile getiren Bakan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fırat Kalkanı Operasyonu bunun en güzel örneği. Bugün Türkiye 15 Temmuz öncesine göre çok daha güçlüdür. Milletimiz, siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunların halledilmesi konusunda tam bir mutabakat içindedir. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi; terör örgütlerine karşı büyük bir taarruz başlatılmış savunma stratejisi terkedilmiştir. Milli güvenliğimize yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için gereği neyse o yapılacaktır. Güvenlik güçlerimiz o nedenle Başika’dadır. Cerablus operasyonunun amacı da budur. Hem kendi halkımızın hem de Suriyeli kardeşlerimizin güvenliği için oradayız. Devletimiz tüm bu operasyonları 15 Temmuz’dan kısa bir süre sonra kendi imkanlarıyla gerçekleştirmektedir. İçimizdeki fitneyi temizledikçe, terörden arındıkça, iş birlikçi hainler bertaraf edildikçe daha da güçlü hale geliyoruz. Türkiye’de olduğu gibi FETÖ’nün yurt dışında bulunan elebaşlarının hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılması için de mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Çünkü bu hain terör örgütü bu milletin kutsal değerlerini kullanarak insanımızı sinsi bir yılan gibi zehirledi. Camide inananlarla saf tutup camiden çıkınca millete karşı ihanet planları yaptılar. PKK, PYD ve DEAŞ’la iş birliği kurdular. Ankara’da, Gaziantep’te canlı bomba eylemlerine göz yumdular. Şimdi onların hepsi FETÖ soruşturması kapsamında cezaevindeler.”

15 Temmuz’un sosyal ve siyasal birçok sonucu olduğunu anlatan Bakan Kaya, asker-sivil ilişkilerinin ve kamu kurumlarının yeniden yapılandığını ifade etti.

Bakan Kaya, terörle mücadelede yeni bir konsepte geçildiğini belirterek, içeride ve dışarıda kararlı ve etkin mücadele başlatıldığını vurguladı.

Uluslararası ilişkilerde pozitif yaklaşımlar benimsendiğinin de altını çizen Bakan Kaya, “Komşularla iyi ilişkiler en üst düzeye çıkarılmıştır. Siyasi istikrarın güçlendirilmesi için muhalefetle görüşmeler hızlandırılmış, başkanlık sistemi için somut adımlar atılmaya başlanmıştır. Diğer taraftan 15 Temmuz, kendisini güçlü sivil toplum, güçlü siyaset, demokrasi ve özgür düşüncenin merkezinde gören Batı’nın oryantalist sosyolojisini utandıracak bir olaydır. Sağ-sol siyaset dilini tarihsel değişimle birlikte sil baştan ele alan milletimiz, ortak değerler etrafında birleşmiştir” dedi.

Bakan Kaya, milletin 15 Temmuz sonrasında da ekonomide, siyasette ve toplumu ilgilendiren her konuda varlığını güçlü bir şekilde hissettirmeye devam edeceğini söyledi.

Demokrasinin özgürlüklerin teminatı olduğunu dikkati çeken Bakan Kaya, şunları kaydetti:

“Siyaset toplumu refaha ulaştıran, eşit ve adil yönetim anlayışının tezahürüyle milli iradede karşılık bulur. Gazali de siyaseti, toplumun hem dünyevi hem de uhrevi ihtiyaçlarının karşılanmasının bir teminatı olarak görür. Siyasetçinin insana ve topluma yönelik sorumluluğu sadece dünyevi değildir. Bu açıdan; 15 Temmuz’un en önemli sonuçlarından biri olarak, devletin vatandaşlarımızın dini ihtiyaçlarının karşılanması konusunda çok daha somut adımlar atması ve FETÖ gibi sapkın yapıların etkisiz hale getirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu asla dine müdahale değildir. FETÖ gibi DEAŞ gibi dini istismar eden terör örgütlerinin önünü kesmeye yöneliktir. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu konuda çok ciddi çalışmalar başlatmıştır.”

Konuşması sonrasında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Karaman, Bakan Kaya’ya bir plaket takdim etti.