2016-10-29-hizlitren

“15 Temmuz Gecesi, Türkiye ve Türk Milleti İçin Bir Dönüm Noktasıdır”

Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nın açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık eski Türkiye yok. En son 15 Temmuz saldırısıyla gördük ki, ne yaparsak yapalım bize çelme takan, taş atan, yumruk vuran eksik olmayacak, her zaman bunlar olacak, bunu bileceğiz. Öyleyse bu mücadeleyi pısırık bir şekilde sağa-sola yalpalayarak değil, hedeflerimize kilitlenip yürüyerek vereceğiz. Kazanacaksak adam gibi kazanacağız, öleceksek adam gibi öleceğiz, artık bunun ortası kalmadı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Yüksek Hızlı Tren (YHT) Garı’nın açılış törenine katıldı. Törende; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Ulaştırma Denizcilik Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, bazı bakanlar ve davetliler de hazır bulundu. Çok sayıda vatandaşın da katılımıyla gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“BU ESER, EN BAŞARILI UYGULAMALARIMIZDAN KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞ BİRLİĞİNİN BİR ÖRNEĞİDİR”

Ankara YHT gar binasının Türkiye’ye, millete ve şehre hayırlı olması temennisinde bulunarak ve binanın yapımında emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gar binasının, Türkiye’nin dünyada en başarılı uygulamalarını ortaya koyduğu kamu-özel iş birliğinin bir örneği olduğunu söyledi.

Günde 50 bin yolcu kapasiteli gar binasın; 3 peronu, 6 demiryolu hattı, 195 bin metrekareyi bulan kapalı alanı, bin 910 araçlık otoparkı, ticari, sosyal ve kültürel alanları ile örnek bir teşkil ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 235 milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçirilen garın, Ankara’nın YHT hatlarının merkezinde yer alma konumu bir kat daha güçlendirdiğini belirtti.

ULAŞIM PROJELERİ

YHT ile halen Ankara’dan Eskişehir, Konya ve İstanbul’a ulaşılabildiğini hatırlatan ve 2018’de YHT ile Bursa, Yozgat, Sivas, İzmir ve Karaman’a da ulaşılabileceğini, 2020’ye kadar ise bu hatların Mersin-Adana, Erzincan-Erzurum’a kadar uzatılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşım alanında bu yıl hizmete giren büyük projeleri andı ve 1915 Çanakkale Köprüsü projesinin ihalesinin de 2017 Ocak ayında yapılacağını, bunun ardından da hazırlıkları yürütülen Kanal İstanbul projesinin geleceğini bildirdi.

“Burası Türkiye; dünyanın en gelişmiş ülkelerinde ne varsa, en azından Türkiye’de bunlar da olacak. Niye kıskanıyorlar? İşte bundan dolayı. Biz de kıskananlara diyoruz ki ‘çalışın koşun, sizin de olsun’; mesele bu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları ekledi: “Niye benim ülkemi karıştırıyorlar? Niye benim ülkemde benim vatandaşımın verdiği vergiyle 15 Temmuz darbesini yapacak alçaklar kansızlar ortaya çıkıyor? İşte bundan dolayı. Bunlar kansız, bunlar alçak. Bunlarda vatanseverlik, milliyetperverlik diye bir şey yok.”

“İDAM CEZASI KONUSUNDA BATININ DEĞİL, MİLLETİMİN NE DEDİĞİ ÖNEMLİ”

Kendisini dinleyen vatandaşların 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştiren Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarına yönelik idam cezası tezahüratında bulunması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merak etmeyin, yakın inşallah. Hükûmetimiz parlamentoya bunu getirecek, ben inanıyorum ki parlamentodan bu da geçer. Bana da geldiği zaman ben de onaylarım. Niye? Millet ne istiyorsa o olur. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi? Milletin. Egemenlik milletin olduğuna göre, mesele bitmiştir. Batı şöyle diyor batı böyle diyor, kusura bakmayın, batının ne dediği önemli değil, milletimin ne dediği önemlidir” ifadelerini kullandı.

“BEN TARİH DERSİ VERİYORUM; İNCELE BAK, NE VAR O MİSAK-I MİLLÎDE?”

Çanakkale ve İstiklal savaşları ile Anadolu’da bin yıl boyunca verilen sayısız mücadelenin, milletimizin istiklali ve istikbali konusundaki kararlılığının ifadesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bugün 93. Yıl dönümünü kutladığımız Cumhuriyetimiz, 29 Ekim 1923’te, İstiklal Harbimizin zafere ulaşmasının ardından kendimize çizdiğimiz yeni yolun adıdır. Her zaman ifade ettiğim gibi, Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil son devletimizdir, bunu birbirine karıştırmayalım. Yüz yıl öncesinin şartlarında, razı olmak zorunda bırakıldığımız bir anlaşmanın ardından kurduğumuz yeni devletimiz, millet olarak elbette çok önemli bir kazanımımızdır. Şimdi Suriye’de, Irak’ta olanlar, hani Misak-ı Millî diyorum ya, Gazi Mustafa Kemal bir Misak-ı Millî çizgisi çizmişti, birilerini rahatsız etti. Niye rahatsız oluyorsunuz? Kardeşim, ben tarih dersi veriyorum ya, incele, bak, ne var o Misak-ı Millîde? Ben Lozan dedim rahatsız oldular. Ya niye rahatsız oluyorsun? Burnumun dibindeki adalar, bağırırız, çağırıyoruz bu adalar bizimdi, bu adalarda bizim eserlerimiz var, tarihimiz var, camilerimiz var, kervansaraylarımız var, rahatsız oluyor adam. Niye rahatsız oluyorsun? Bunların altına kim imza attıysa sorumludur sorumlu.”

Devlet ve milletlerin hayatlarında da insanlarda olduğu gibi iniş ve çıkışların olabileceğini; bazı hadiselerin de bu iniş çıkışların dönüm noktaları olabileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesinin de, Türkiye ve Türk Milleti için işte böyle bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

“MİLLETİMİZİ GEÇMİŞİNDEN KOPARTIP, SUNİ BİR ÇAĞDAŞLAŞMA PROJESİNİN İÇİNE HAPSETMEYE ÇALIŞTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle sürdürdü: “Cumhuriyetimizin kuruluşundan sonra, özellikle tek parti devrinde, çok yanlış bir şekilde milletimizi geçmişinden kopartıp, suni bir çağdaşlaşma projesinin içine hapsetmeye çalıştılar. Bizim, çağın gereklerine uygun şekilde hareket etmekle, yani çağın idrakine hitap etmekle ilgili bir sorunumuz, bir sıkıntımız yok. Biz, milletimizi köklerinden kopartıp, ona yeni ve asla kendisine uymayacak bir elbise giydirme projesine karşı çıkıyoruz. Yoksa Cumhuriyet bizim Cumhuriyetimizdir, ve az evvel de söylediğim gibi, son bir asırdaki en önemli kazanımımızdır. Milletimiz, yeni bir rejim inşa etme bahanesiyle kendi varlığına yönelik saldırılara karşı daima direnç göstermiştir. Nasıl göstermesin? Aşık Veysel gibi, bu milletin en önemli değerlerinden biri, Sivas’taki köyünden çıkıp Ankara’ya geldiğinde, o dönem şehrin merkezi olan Ulus’a, kıyafetinden dolayı alınmamıştır. Niye almadılar? Sen çobansın dediler, giyimini, kuşamını beğenmediler. Bununla yetinilmedi, sazı da, yine devrin müzik projesine uygun olmadığı için kırıldı. Sazını kırdılar. Üstelik o Veysel ki, şu muhteşem dörtlüğün sahibi bir aşığımızdır: ‘Aldanma cahilin kuru lafına/ Kültürsüz insanın külü yalandır/ Hükmetse dünyanın her tarafına/ Arzusu hedefi yolu yalandır.’ Ülkenin sahibi olduklarını sanarak milleti hakir görenler ilk fırsatta yalan olmuş, tarihe gömülmüşlerdir. Kıyafetiyle, sazıyla, sözüyle, duruşuyla Anadolulu olmayı, yani bu milletin öz evladı olmayı hakir gören bir zihniyetin coğrafyamızda kabul görmesi mümkün müdür?”

“MİLLETE EFENDİLİK OLMAZ, MİLLETE HİZMETKÂRLIK OLUR”

Türkiye’de yıllarca kadınların kıyafetleri ile giyimi ve kuşamı ile uğraşıldığını, okullara sokulmayıp eğitim ve öğretim haklarının ellerinden alındığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlete yaklaştırmadılar ya, sen burada çalışamazsın dediler, sen okuyamazsın dediler ve cehalete mahkûm etmek istediler. Bu prangaları biz kırdık, bunları ortadan biz kaldırdık. Sevgili kardeşlerim, ekranları başında bizi izleyen milletim; ‘egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.’ Millete hâkim olunmaz, millete hadim olunur, bunu böyle biliniz. Millete efendilik olmaz, millete hizmetkârlık olur, bunu böyle biliniz” görüşlerine yer verdi.

Millete hizmet edenleri, milletin onları baş tacı ettiğine vurgu yaparak, “Rahmetli Menderes, niçin hâlâ hasretle, hüzünle hatırlanır? Rahmetli Özal, niçin hâlâ saygıyla anılır? Aynı şekilde, rahmetli Erbakan gibi, rahmetli Türkeş gibi kimi siyasetçilerimiz tazimle yâd edilirken, kimilerinin esamisi niçin okunmaz?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şöyle dedi: “İşte buradaki fark, millete hizmet edenle, millete hâkim olmaya çalışan arasındaki farktır. 15 Temmuz’da bu millet, kanı ve canı pahasına, ülkesine, devletine, Cumhurbaşkanına, hükûmetine, Meclis’ine sahip çıkmışsa, bunun sebebi, hepsini de kendinden bildiği içindir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin; 79 milyon vatandaşıyla, ay yıldızlı bayrağıyla, 780 bin kilometrekare vatan toprağıyla, üniter yapıya sahip devletiyle, Türkiye’yi bizatihi kendisi olarak bildiği için o gece kararlı bir duruş sergilediğinin altını çizdi ve “Darbecilerin karşılarına çıkan vatandaşlarımızla birlikte ezana saldırması, bayrağa saldırması, Meclis ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gibi sembolik önemi olan mekânlara saldırması bu sebeptendir. Saladan rahatsız olanlar var, ezandan rahatsız olanlar var. Ama ezandan ve saladan rahatsız olanlar dün de vardı, bugün de var, bunu biliniz. Ve onlar da bunun bedelini ödüyorlar, ödeyecekler” diye ekledi.

“DOSTUMUZ KİM, DÜŞMANIMIZ KİM HEPSİNİ TÜM ÇIPLAKLIĞI İLE GÖRME İMKÂNI BULDUK”

“15 Temmuz’un bir başka hayırlı neticesi de, içeride ve dışarıda dostumuz kim, düşmanımız kim, hepsini tüm çıplaklığıyla görme imkânını bulduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Artık bizim için ne diplomasinin sahte dili, ne gülen güzlerin riyakârlığı, ne de sahte övgülerin parıltısı bir şey ifade ediyor. Biz ülkemizin ve milletimizin zor günlerinde yanımızda kimler var, elimizi kimler tutuyor, biz yüreğini kimler açıyor, sadece ona bakıyoruz. Suriye’de sıkıntımız mı var? Gidip kaynağında kendimiz çözeceğiz. Irak’ta sıkıntımız mı var? Meseleye bizatihi el atıp hâl yoluna sokacağız. Terör örgütleri yola gelmiyor mu? Balyoz gibi tepelerine bineceğiz. Avrupa Birliği bize verdiği sözleri tutmuyor mu? Kendi işimize bakacağız. Şu veya bu devlet hassasiyetlerimizi dikkate almıyor mu? Biz de onları kaale almayacağız. Ekonomide bizi zayıflatmaya mı çalışıyorlar? Hemen yeni pazarlara açılacak, yeni tedbirler geliştireceğiz. Siyasi ve sosyal alanda provokatif saldırılara mı uğruyoruz? Kararlı bir şekilde hepsinin de üzerine milletçe gideceğiz, çünkü artık eski Türkiye yok. En son 15 Temmuz saldırısıyla gördük ki, ne yaparsak yapalım bize çelme takan, taş atan, yumruk vuran eksik olmayacak, her zaman bunlar olacak, bunu bileceğiz. Öyleyse bu mücadeleyi pısırık bir şekilde sağa-sola yalpalayarak değil, hedeflerimize kilitlenip yürüyerek vereceğiz. Kazanacaksak adam gibi kazanacağız, öleceksek adam gibi öleceğiz, artık bunun ortası kalmadı.”

Konuşmasının sonunda vatandaşların Cumhuriyet Bayramını kutlayan ve YHT Garının hayırlı olması dileklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, törene katılan TBMM Başkanı Kahraman, Başbakan Yıldırım, Bakanlar ve diğer yetkililer ile birlikte garın açılış kurdelesini kesti. Açılış töreninden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, gardaki ilk seferin komutunu verdi.