2016-10-27-kura-20

“15 Temmuz’da Bu Millet Yeniden Çanakkale Destanı Yazdı”

Gazi ve şehit yakınlarının kamu kurum ve kuruluşlarına atama törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi sokaklarda, organize gruplar yoktu. O gece sokaklarda sadece belirli bir çevrenin insanları, sadece belirli mahfillerin mensupları yoktu. Darbe gecesi sokaklarda, tüm renkleriyle, tüm meşrepleriyle, tüm farklılıklarıyla milletimizin tamamı vardı. Onun için 15 Temmuz zaferinin sahibi, milletimizin bizatihi kendisidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen gazi ve şehit yakınları atama törenine katıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca belirlenen 2 bin 28 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının devletin çeşitli kurumlarına atanması münasebetiyle düzenlenen törende, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, şehit ve gazi yakınları ile gaziler hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma yaptı.

“TÜRKİYE, ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN FEDAKÂRLIKLARI SAYESİNDE AYAKTADIR”

15 Temmuz’da ve terörle mücadelede verilen şehitleri rahmetle anarak ve gazilere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, asırlardır olduğu gibi bugün de, işte bu şehitlerimizin, gazilerimizin fedakârlıkları sayesinde ayaktadır, inşallah ayakta kalmaya devam edecektir” dedi.

Türk milletinin, bin yıldır yaşadığı bu toprakları kendisine ebedi vatan yapmak için kesintisiz bir şekilde kanını döktüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın geçmişte PKK, DHKP-C ve DEAŞ terör örgütlerinin gerçekleştirdikleri saldırılarla dikkat çekerek en son 15 Temmuz’da Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 246 vatandaşı şehit edip 2 bin 194 vatandaşı yaraladığını hatırlattı.

“15 TEMMUZ ZAFERİNİN SAHİBİ, MİLLETİMİZİN BİZATİHİ KENDİSİDİR”

Türk milletine ‘ordu millet’ veya ‘asker millet’ de dendiğine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Çünkü bu milletin her bir evladı; erkeğiyle kadınıyla, genciyle yaşlısıyla, gerektiğinde ülkesi için her türlü mücadeleyi verir, her türlü çarpışmaya girer. Milletimiz, inancı, bayrağı, ülkesi, geleceği için gerektiğinde ölümün üzerine koşarak gidebileceğini, en son 15 Temmuz’da tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. 15 Temmuz gecesi sokaklarda, organize gruplar yoktu. O gece sokaklarda sadece belirli bir çevrenin insanları, sadece belirli mahfillerin mensupları yoktu. Darbe gecesi sokaklarda, tüm renkleriyle, tüm meşrepleriyle, tüm farklılıklarıyla milletimizin tamamı vardı. Onun için 15 Temmuz zaferinin sahibi, milletimizin bizatihi kendisidir. Ben o gece, böyle bir milletin lideri olmaktan, böyle bir milletin mensubu olmaktan Allah’ıma hamdediyorum, şeref duyuyorum, gurur duyuyorum. Bu millet, yeniden ayağa kalktı, bu millet adeta yeniden Çanakkale destanı yazmaya başladı, yeniden Kurtuluş mücadelesini ortaya koydu, ispat etti. Yeniden Seyit Onbaşılarımız var, bak, yeniden ayağa kalktılar, biz buradayız dediler.”

Şehitlerin aileleri ve gazileri ziyaretlerinde dinlediği hatıraların ve anekdotların tüylerini diken diken ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ziyaretimde bir kez daha, milletimin 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu dirayetin, cesaretin, kahramanlığın öyle rastgele bir tavır değil, binlerce yıllık köklere sahip asil bir duruş olduğuna imanım daha da artıyor. İşte iki gün önce Gine Devlet Başkanı Çin’e giderken buraya uğradı, beraberce bir yemek yedik. O gece televizyonları izlediğinde ‘Sizi ve milletinizi görünce, bu millet büyük bir millet dedim. Siz bize örnek oldunuz’ diyor. Bunlar çok önemli. Tarih yeniden hamdolsun bir ispatı vücut ediyor. Böyle bir milletin evladı olarak dünyaya geldiğim için Rabbime hamdediyorum” görüşlerine yer verdi.

“ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN BÜTÜN YAKINLARI DEVLETE EMANET”

Ataması yapılan 2 bin 28 kişiden 419’unun 15 Temmuz gazisi ve gazi yakınlarından, 67’sinin ise 15 Temmuz şehitlerinin yakınlarından, oluştuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer atamaların ise terörle mücadelede şehit olanların yakınlarından, mağdur, vazife ve harp malulü olarak kabul edilenlerden oluştuğunu açıkladı.

Son iki yılda, terörle mücadele kanunu kapsamında gaziler ile gazi ve şehit yakınlarından 17 bin 74 kişinin atamasının yapıldığı bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerimizin ve gazilerimizin yaptıkları fedakârlık yanında, biliyorum ki, devlet olarak bizim kendilerine sunduğumuz imkânların sözü dahi edilemez. Şunu da söyleyeyim, tabii ki bu bir iane değil. Bu sadece devlete milletimin verdiği emanetin hak sahiplerine verilmesidir. Çünkü şehitlerimizin bütün yakınları devlete emanettir, gazilerimiz ve yakınları hakeza devlete emanettir. Onları korumak, gözetmek, kollamak görevimizdir” diye konuştu.

Şehit yakınları ve gazilerin ihmal edildiğine dair muhalefet partilerinin içinden ve medyadan yapılan ithamlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte çeşitli bakanlıklar ve devlet kurumları tarafından yürütülen şehit yakınları ve gazilerle ilgili çalışmaların, başbakanlığı döneminde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde toplandığını ve bu işlemlerin ilgili bakanlıktaki bir daire başkanlığı tarafından takip edilip sonuçlandırıldığını hatırlattı.

ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERE SAĞLANAN İMKÂNLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında şehitlerin mirasçılarına, çeşitli başlıklar altında ciddi miktarda nakdi tazminat ödendiğini, SGK tarafından kendilerine emekli aylığı veya emsal aylık bağlandığını belirtti. Bu kişilerin sağlık hizmetinden yararlandıklarında katılım payının alınmadığını, toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlandırıldığını, faizsiz konut kredisi verilerek uygun şartlarda ev sahibi yapıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul çağındaki çocuklarına öğrenim yardımı yapılıp özel okullarda kontenjan ayrıldığını, Kredi Yurtlar Kurumundan burs verilip yurtlardan öncelikli olarak faydalandırıldığını, kamuda şehit yakınlarına ikişer, gazilere, vazife malullerine ve terör mağduru sivillere birer istihdam hakkı verildiğini aktardı.

Verilen hizmetlerin para tutarlarını ifade etmekten hicap duyduğunu ifade ederek, “Çünkü biz, hiçbir maddi karşılığın, bir insanın canını feda etmesinden, bunu göze alarak kendini öne atmasından daha kıymetli olmadığını çok iyi biliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eskiden dar tutulan şehitlik ve gazilik şartlarının dar tutulduğunu, kendilerinin ise kapsamı olabildiği kadar genişlettiklerini vurguladı.

“DEVLETE BAŞVURAN MAĞDUR VATANDAŞIMIZIN ORTADA BIRAKILMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

Türkiye’deki sosyal yardım sisteminin, mağdur durumdaki tüm vatandaşları kucaklayacak hâle geldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kıyıda köşede ulaşılamamış veya ihmal edilmiş insanlar elbette bulunabilir. Ama ilke olarak, devlete başvuran veya devletin kendisine ulaştığı hiçbir mağdur vatandaşımızın ortada bırakılması söz konusu değildir. Eğer 79 milyon vatandaşımın içinden bir tane dahi, yardıma muhtaç olduğu hâlde devlet kapısından geri çevrilen mazlum varsa, bunun vebali, en başta ben olmak üzere, hepimize aittir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın yanında, belediyelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, özel sektörümüzün de benzer gayretleri olduğunu biliyorum. Türkiye’yi, hiç kimsenin kendini garip, kimsesiz hissetmediği bir ülke hâline getirmeden bize durmak yok, nefeslenmek yok. Bu hedefe ulaşmadan başımızı yastığa koyduğumuz her gece bizim için zifiri karanlıktır. Hele hele, şehit yakınlarımız ve gazilerimizle ilgili en küçük bir eksiklik, en küçük bir aksaklık, bizim için kâbus anlamına gelir. İnşallah, bu konuda zaten oldukça iyi bir düzeye getirdiğimiz hizmetlerimizi, her geçen yıl daha da kurumsallaştırarak, daha da iyileştirerek sürdürmekte kararlıyız.”

“DEVLETİN SAHİBİ MİLLETTİR”

Türkiye’nin iki yüz yıldır ‘Devletin sahibi kimdir?’ ve ‘Türkiye nasıl kurtulur?’ sorularını soran bu sorulara cevap arayan bir ülke olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz’da bu soruya, kat’i bir cevap bulduk:  Devletin sahibi millettir, Türkiye’yi kurtaracak yegâne güç de milletin bizatihi kendisidir. FETÖ ihanet çetesi, millete ait olan devleti gasp ederek, millete karşı kullanmaya çalıştığı için başarısız olmuştur. Millete rağmen olmaz” şeklinde konuştu.