global-sat-show-29112016130455

2. GLOBAL SATSHOW GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü:”TÜRKSAT 6A’yı 2019’da tamamlayacağız. Artık uzayda bir uydumuz olmayacak, bir uydu filomuz olacak. TÜBİTAK UZAY’ın hedefi, 12 yıl içinde dünya standartlarında en ileri düzey kabul edilen 30 santimetre yer örnekleme mesafesine ulaşmaktır”dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) stratejik partnerliğinde, EMEA Uydu Operatörleri Birliği (EMEA Satellite Operator’s Association – ESOA) ev sahipliğinde, uydu ekosistemi derneği GVF ve dünyanın en geniş profesyonel ağ yapılanması SSPI’ın destekleriyle düzenlenen 2. Global Satshow başladı.

Özlü, 2. Global Satshow’un açılışında yaptığı konuşmada, bilgi ve iletişim sektörü ürünlerine olan ihtiyacın daha da artacağını, özellikle Dördüncü Sanayi Devriminin iletişim anlayışında çok ciddi değişikliklere neden olacağını kaydetti.

Artık insanlar ile cihazlar arasında ve hatta cihazların kendi arasında kurduğu iletişimin ciddi bir şekilde arttığının görüleceğini aktaran Özlü, sadece fabrikalardaki makineler değil, tüketicilere sunulan nihai ürünler arasında bile internet paylaşımına ihtiyaç olacağını dile getirdi.

Özlü, mesela yolda seyreden bir otomobilin önüne bir engel çıktığında durmakla kalmayacağını, aynı zamanda bu bilgiyi arkasındaki araçlarla da anlık olarak paylaşacağını belirterek, “Bilgi üretimi geometrik olarak artış gösterirken, bu bilginin işlenmesi, tasnif edilmesi, saklanması ve paylaşılması da birçok yeni gelişmenin tetikleyicisi olacak.” dedi.

Bugün dünyada internet erişimi olan insan sayısı 3 milyar civarında olmasına rağmen, 13-14 milyar civarında akıllı cihazın bulunduğuna işaret eden Özlü, sözlerine şöyle devam etti:

“Dünyada dijital veri kullanımı, her iki yılda bir ikiye katlanıyor. 2020’de 50 milyar cihazın birbirine bağlı olacağı, 3 milyondan fazla robotun hayatımıza gireceği tahmin ediliyor. Uydu teknolojilerinde kat edeceğimiz mesafe, bilgi ve iletişim sektörünün kat edeceği mesafenin de altyapısını oluşturacaktır. İnsanlık olarak, şu anda 5G teknolojisiyle ilgili çalışmalara yoğunlaşmış durumdayız. Bazı kaynaklarda, ‘Eğer 5G doğru inşa edilirse, 6G’ye ihtiyaç olmayacak’ gibi ifadelere rastlıyorum. Açıkçası ben, bu tür öngörülere pek fazla itibar etmiyorum. Bu tür ifadeler bana, geçmişte bisikleti veya radyoyu, teknolojinin ulaşabileceği zirve olarak nitelendirenleri hatırlatıyor.”

 

 “Milli savaş uçağımızı ve bölgesel yolcu uçağımızı üretmek için de çalışmalarımız sürüyor”

 

Bakan Özlü, Türkiye’nin bugün dünyanın önemli üretim merkezlerinden birisi olduğunu belirterek, “Özellikle otomotiv, tekstil, hazır giyim ve makine gibi sektörlerde oldukça başarılıyız.” dedi.

Bu sektörlerde Ar-Ge, tasarım ve markalaşma yoluyla, daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına geçmeyi amaçladıklarını aktaran Özlü, bunu yaparken Türkiye’nin uzay, havacılık, savunma, enerji, gıda ve biyoteknoloji gibi sektörlerde de ciddi bir ivme yakalamak istediğini, bu sektörleri ülke için stratejik sektörler olarak gördüklerini kaydetti.

Özlü, Türkiye’nin ATAK helikopteri, eğitim uçağı HÜRKUŞ, insansız hava araçları ANKA, KARAYEL ve BAYRAKTAR gibi projeleri başarıyla hayata geçirdiğini ve yolcu uçağımızı üretmek için de çalışmalarımız sürüyor.” ifadelerini kullandı.

“RASAT ve GÖKTÜRK 2 gibi uyduları, kendimiz tasarladık ve ürettik. Bunun yanında yine TÜBİTAK UZAY liderliğinde ve sanayimizin de katılımıyla ilk yerli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A projemiz de başladı.” diyen Özlü, TÜRKSAT 6A’yı 2019’da tamamlayacaklarını anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Artık uzayda bir uydumuz olmayacak, bir uydu filomuz olacak. TÜBİTAK UZAY’ın hedefi, 12 yıl içinde dünya standartlarında en ileri düzey kabul edilen 30 santimetre yer örnekleme mesafesine ulaşmaktır. Milli yer istasyonumuzu geliştirmek de önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Burada şu hususun özellikle altını çizmek istiyorum: Bu projeleri, büyük oranda kamunun imkanlarını kullanarak hayata geçiriyoruz ancak esas hedefimiz, özel sektörümüzün bu becerilerini kazanmasını sağlamaktır. Milli projelerimizi yürütürken en büyük önceliğimiz, özel sektörümüzle daha fazla iş birliği yapmaktır. Geliştirdiğimiz uydularda kullanılan bazı parçaları özel sektörümüzün geliştirmesini istiyoruz. Mesela biz uydu üretirken, bazı firmalarımıza güneş paneli veya hidrojen yakıt pili gibi parçaları üretme becerisi de kazandırabilirsek, bu projeler esas amacına o zaman ulaşacaktır. Zira bu becerileri kazanan bir firma, yurt dışındaki projeler için de üretim yapabilecektir. Bir uyduda kullanılan bir parçanın sivil veya askeri diğer birçok alanda da kullanılması söz konusu olacaktır.”

 

 “Kilogram başına ihracat değeri en düşük sektör uçurtmalı balonların aksamları”

 

Özlü, TÜBİTAK’ı yeniden yapılandırma süreci için yoğun bir şekilde çalıştıklarını söyledi.

Bu sürecin esaslarını oluştururken en önemli önceliklerinin, TÜBİTAK’ı proje yapan bir kurum olmaktan çıkarıp proje yaptıran bir kurum haline getirmek olduğunu belirten Özlü, “Özel sektörümüzün yapabileceği işleri TÜBİTAK’a yaptırmayacağız. TÜBİTAK, gerekirse, özel sektöre bu becerileri kazandırma noktasında rehberlik edecek.” diye konuştu.

Özlü, bunu yapabilirlerse, yüksek teknolojili sektörlerde söz sahibi olan firmalar çıkarabileceklerini düşündüklerini dile getirdi.

Başarılı firmaların çıkmasının Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasını da sağlayacağını vurgulayan Özlü, “Buraya gelirken, Girişimci Bilgi Sisteminden elde ettiğimiz, havacılık ve uzay sektörünün alt kırılımlarıyla ilgili verileri inceledim. Bu alt kırılımlar içinde, kilogram başına ihracat değeri en düşük olan sektör uçurtmalı balonların aksamlarıdır. Bu ürünlerin kilogram başına ihracat değeri 6 dolardır. Türkiye’nin tüm ihracatının kilogram başına değerinin 1,5 dolar civarında olduğunu ve bu rakamı 4-5 dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediğimizi hatırlatmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Özlü, uzay ve havacılık alanında üretimde etkinliği artırmak ve bir kümelenme oluşturmak amacıyla, 2015 yılında Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas OSB’yi kurduklarını ve OSB’nin yer seçim çalışmalarını tamamladıklarının altını çizdi.

Yine İstanbul’da, Sabiha Gökçen Havaalanının yanında kurulan İstanbul Teknopark’ın da bu sektörde önemli bir ihtiyacı karşılayacağına dikkati çeken Bakan Özlü, şunları kaydetti:

“Hükümetimizin bu iradesinden bile önemli olan husus ise özel sektörümüzün bu konuları sahiplenmiş olmasıdır. Başta MÜSİAD olmak üzere iş dünyamızı temsil eden farklı STK’larımızın Dördüncü Sanayi Devrimine veya bu tür stratejik sektörlere gösterdikleri ilgi gerçekten de son derece değerlidir. Özel sektörümüzle birlikte, yüksek teknolojili alanlarda çok önemli başarılara imza atacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Bu salondaki yabancı dostlarımızı da Türkiye’de üniversitelerle ve iş dünyamızla daha fazla iş birliği kurmaya davet ediyorum. Türkiye’nin güçlü ekonomisi, demokrasi kültürü, lojistik imkanları, genç ve nitelikli nüfusu, Ar-Ge projelerine verdiğimiz destekler ve teşvik sistemimiz, Türkiye’yi hem üretim hem de teknoloji geliştirme için çok önemli bir cazibe merkezine dönüştürmüştür. Tüm dostlarımıza bu imkanlardan yararlanmalarını tavsiye ediyorum.”