Başbakan Yıldırım, 113. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı‘nda konuştu

Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye üzerinde karanlık hesabı olanlar hiç ama hiç bizi sevmedi. Çünkü AK Parti, milletin makus tarihini adım adım değiştiriyor, onların karanlık hesaplarını tek tek bozuyor. Yüce milletimizden aldığımız aziz emanete tek gün bile gölge düşürmedik. AK Parti olarak milletin çelikten iradesini temsil ediyoruz. Bu yiğit millete yakışan yiğit siyaseti yaptık.” dedi.

Yıldırım, parti genel merkezinde düzenlenen 113. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, AK Parti kadrolarının Türkiye’nin umudu, milletin kalkınma ve gelişme iradesinin sembolü olduğunu belirtti.

Kurulduğu ilk günden bugüne Türkiye için yapılan hizmetlerden dolayı yol arkadaşlarına teşekkür eden Başbakan Yıldırım, periyodik olarak düzenledikleri bu toplantıların siyasi gelenekte başka örneği bulunmayan çok özel bir anlam taşıdığını kaydetti.

Yapılan toplantıların hem parti içinde birliği hem de ülke bütünlüğünü temsil ettiğini ifade eden Yıldırım, bu çatı altında bir tek insanı dışarıda bırakmaksızın, 79 milyon vatan evladının tamamının temsil edildiğini bildirdi.

Toplantının yapıldığı genel merkezin, yalnızca partinin işlerinin yürütüldüğü sıradan bir yer değil, Anadolu insanının siyasetteki baba ocağı olduğunu vurgulayan Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye’de bütün diğer partiler oy dağılımında belli bölgelere hitap ediyor. Halbuki AK Parti siyaseti bölgeler üstüdür. İnsanı merkeze alan, kucaklayıcı siyaset felsefemizde her bir vatandaşımız nasıl ki nazarımızda aynıysa bölgelerimiz de illerimiz de ilçelerimiz de köylerimiz de mahallelerimiz de bizim için aynıdır. Mühendis Mehmet bizim için ne kadar değerliyse, çiftçi Ahmet de aynı şekilde değerlidir. Karadeniz’in yaylasına hizmet götürmek ne kadar ehemmiyetliyse, Şırnak’ın mezrasına da aynı hizmeti götürmek bizim için o kadar önemlidir. Türkiye’nin her köşesi ve bütün renkleri AK Parti siyasetinde kendisini bulur.” diye konuştu.

AK Parti’nin bugüne kadar girdiği bütün seçimlerde bu misyonun hakkını veren sonuçları almayı başardığını anımsatan Yıldırım, seçim tabloları incelendiğinde bu gerçeğin rakamsal ispatının rahatlıkla görülebileceğini aktardı.

Başbakan Yıldırım, bu başarıda AK Parti davasına sadakatle bağlı olan her kişinin büyük emeği ve payı bulunduğunu, AK Parti’nin siyaset tarihine başlı başına zafer olarak geçen bütün başarılarında, teşkilatlarda görev alanların alın ve akıl terinin olduğunu vurguladı.

AK Parti teşkilatlarının siyasi literatüre, yüreğini ortaya koyan, yiğit ve çalışkan insanlar olarak geçeceklerini belirten Yıldırım, şunları söyledi:

“Bundan sonra da gayemiz, birlik ruhunu başarıyla temsil etmek, ülkemize aynı iştahla hizmet etmektir. Zümre ve bölge siyaseti yapanlar bu birlik ruhunu asla anlayamazlar. Bu salonda ülkemizin bütün bölgelerinden yol arkadaşlarımız var. Ali’nin Veli’nin çıkarları için değil, şu bölge bu bölge için değil, bizatihi Türkiye için elini taşın altına koyan kardeşlerimizle beraberiz. Biz milletin diliyle, 79 milyonun hissiyatıyla konuşuyoruz. İlk günden beri bizim hedeflerimiz milletin umutlarıyla, beklentileriyle şekil buldu. 2002’de koalisyon çıkmazlarına, siyaset girdaplarına, vesayet odaklarına karşı mührü bize teslim eden milletimize 14 yıldır hizmet ediyoruz. Devam ettiğimiz bu kutlu yürüyüşte milletimizden bir dakika bile ayrı gayrı düşmeden ilerliyoruz. Bizim en temel dayanağımız, milletimize olan inancımız ve güvencimiz oldu. Biz, insanımızın büyük potansiyeline daima güvendik. Hamdolsun ki bu yüce gönüllü millet de bu ülke için kurduğumuz hayallere ortak oldu ve bizi daima canıgönülden destekledi. Her  zaman, her şartta karamsarlığa, umutsuzluğa zerre kadar prim vermeden, aşkla, heyecanla yolumuza devam ediyoruz, devam edeceğiz. Çünkü biz bu topraklarda asırlar boyu hüküm süren bir milletin temsilcileriyiz.”

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu, hizmet sancağını elden bırakmadan bu büyük ülkeye layık olmaya çalıştıklarını ifade etti.

AK Parti’nin 14 yıllık iktidarında Türkiye’nin büyük atılımlara sahne olduğuna işaret eden Yıldırım, bu 14 yıllık süreçte başkalarının da boş durmadığını, demokratikleşme, ekonomi ve sosyal kalkınma adına attıkları adımları, milletlerarası ilişkileri hep kötülediklerini, e-muhtıra ve kapatma davaları gördüklerini belirtti.

2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 gibi bir “Hukuk garabeti” yaşadıklarını anımsatan Başbakan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

“Milletimiz bu engellerin hepsini elinin tersiyle bir bir kenara iterek kendi sinesinde çıkmış bu tertemiz siyasi harekete daha güçlü bir şekilde her seferinde sahip çıktı, mührü teslim etti. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde ülkemiz ağırlıklarından tek tek kurtularak şaha kalktı. Ülkemizin kalkınma hedeflerinden, istikrardan ve güvenden taviz vermedik. Bazılarının hayal dahi edemediği şeyleri bir bir hayata geçirirken ilham aldığımız tek şey milletin bize olan güveniydi. Uluslararası siyaset mühendisleri hep ‘yapamazsınız’ dediler, güldük geçtik. Vesayet odakları karşımıza dikildi. Doğru bildiğimiz yolda devam ettik. Türkiye üzerinde karanlık hesabı olanlar bizi hiç ama hiç sevmedi. Çünkü AK Parti milletin makus tarihini adım adım değiştiriyor, onların karanlık hesaplarını tek tek bozuyor. Yüce milletimizden aldığımız aziz emanete tek gün bile gölge düşürmedik. AK Parti olarak milletin çelikten iradesini temsil ediyoruz. Bu yiğit millete yakışan yiğit siyaseti yaptık.”

Yıldırım, 15 Temmuz gecesi, bütün dünyanın Türk milletinin bileğinin bükülemeyeceğini gördüğünü belirtti. Yıldırım, ülke ve millet olarak hain bir saldırıya maruz kalınan o gecenin, Türkiye için bir milat olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokağa inen milyonların Türkiye’nin varlığına, birliğine kast eden darbeci teröristleri bozguna uğrattığını ifade eden Yıldırım, “Yabancı filmlerde sık sık rastlarız. Vatanı için fedakarlık yapan insanlar uzun uzun anlatılır. 2. İstiklal Harbi’ni başlatan insanımız, ne bir sinema filmine ne bir belgesel filmine sığacak değildir. Bu destansı mücadeleyi ancak insanlık tarihi yazacaktır.” diye konuştu.

Yıldırım, darbe girişimine kahramanca karşı duranlara teşekkür ederek, o gece gasp ettikleri uçaklarla, bombalarla, silahlarla ülke insanını yeneceğini zannedenlere milletin tokadını gösterdiğini kaydetti.

Sokaklara çıkan her insanın, bu asrın tarihinde başka örneği olmayan bir demokrasi ve özgürlük destanı yazdığının altını çizen Yıldırım, partinin ana kademelerinin, kadın kolları ve gençlik kollarının, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren gereken hassasiyeti gösterdiğini dile getirdi.

AK Parti’nin bir bütün olarak hain girişimi karşısında tek yumruk ve dimdik durduğuna dikkati çeken Yıldırım, devletin bütün kurumları ile demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunduğunu vurguladı. Başbakan Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çanakkale şehitlerinin cennette onları bağrına bastığı 15 Temmuz şehidi kardeşlerimizin safındaydık. O gece, birçok çocuk yetim, birçok ev babasız, birçok anne evlatsız, birçok baba boynu bükük kaldı. O gece, hesap yapanların derdi, daha çok ölüm ve acıya da mal olsa Türkiye’yi karanlığa mahkum etmekti. Millet ‘durmak yok, yola devam’ dedi. Alçaklara yol vermedi.”

Başbakan Yıldırım, daima milletle beraber olduklarını belirterek, bugün 15 yaşında olan AK Parti’nin 15 yılın her anında millet iradesine kast eden her türlü vesayet girişiminde aynı kararlılıkla karşı durduğunu söyledi. Girdikleri her imtihandan millete mahçup olmadan alınlarının akıyla çıkmayı başardıklarını ifade eden Yıldırım, “AK Parti çatısı altında bir nefer gibi çalışan her arkadaşımla gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Sizler sağlam durdukça bu milletle beraber oldukça, bu ülkenin sırtını hiç kimse yere getiremez.” dedi.

PAKİSTAN’IN TERÖRE KARŞI ŞUURLU DURUŞUNU TAKDİR EDİYORUZ

Başbakan Yıldırım, konuşmasında dost ve kardeş ülke Pakistan’a teşekkür ederek, Pakistan halkının tarih boyunca daima, dostluğunu, kardeşliğini Türk milletine gösterdiğinin altını çizdi.

Yıldırım, FETÖ terör örgütü ile mücadele de Türkiye’nin yanında yer alan Pakistan Devletinden de daima dostluk ve yakınlık gördüklerini aktardı.

Pakistan hükümetinin ülkede FETÖ’ye ait 23 okulda çalışan 108 öğretmenin aileleri ile birlikte 20 Kasım’a kadar ülkeyi terk etmesini istediğini anımsatan Yıldırım, Pakistan’ın bir terör örgütü karşısındaki bu samimi ve yürekli tutumunun başta batılı ülkeler olmak üzere diğer dost ülkelere de örnek teşkil edeceğini söyledi.

Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bugün Pakistan’a bir ziyaret gerçekleştirdiğini anlatarak, bu ziyaretinde Cumhurbaşkanı’nın dost Pakistan halkına memnuniyetlerini iletme imkanı bulacağını belirtti.

İki ülke arasında tarihi kökleri olan bu dostluk ilişkisinin daima yaşayacağına dikkati çeken Yıldırım, Pakistan halkının İstiklal Mücadelesinde de Türkiye’yi asla yalnız bırakmadığını vurguladı. Zor durumda olmasına rağmen Pakistan halkının Türkiye’ye yaptığı yardıma ilişkin de örnek veren Yıldırım, “Bu aziz millet dostluğu unutmaz. Bizler de millet olarak onların yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

“Pakistan’ın teröre karşı şuurlu duruşunu takdir ediyoruz. İsteyince her ülke teröre mesafe de koyabiliyor gerekirse de ülkesinden kovabiliyormuş.” diyen Başbakan Yıldırım, sözlerine şöyle devam ettti:

“Aynı hassasiyetin ilişkilerimizin iyi olmasını arzu ettiğimiz bütün ülkelerde de tezahürünü bekliyoruz. Bugün bütün dünyada terör barışa, huzura karşı en büyük tehdittir. Terör örgütleri bugün için bazı ülkeleri doğrudan hedef almayabilir. Ancak gerekli önlemler alınmazsa dünya üzerinde hiçbir ülkenin, terörün etki alanının dışında kalması mümkün olmayacak. Yani hiçbir ülke güvende olmayacak.”

Yıldırım, bugün Türkiye’nin maruz kaldığı terörist saldırıları sadece Türkiye’nin işi olarak görmenin tarihi bir hata olduğunu dile getirerek, “Bütün ülkelerden bu konuda ortak bir tavır dayanışma beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Başta Irak ve Suriye zulümlerini sürdüren terör örgütleri olmak üzere terörist güçlere karşı gereken kararlı mücadele gösterilememektedir. Terör örgütlerinin sadece Türkiye’yi tehdit ettiğine inananlar yanılıyorlar. Bu terör örgütleri bölgenin istikrarını, bölgenin huzurunu ekonomik ve sosyal gelişmesini de aynı şekilde tehdit ediyor.” diye konuştu.

Yıldırım, Türkiye’nin her türlü teröre karşı mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.

“Örgütün adının PKK olması, PYD olması, YPG olması, DEAŞ olması, FETÖ olması hiçbir şeyi değiştirmez, değiştirmeyecek.” diyen Yıldırım, milletin birliğinin, dirliğinin, huzurunun düşmanı olan bütün terör örgütlerine karşı hem yurt içinde hem de yurt dışında operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

Yıldırım, terörlü mücadelede Türkiye’nin haklı gerekçelerini gözeten her ülkeyle de iş birliğinin devam ettirileceğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Türkiye bu zorlu yollarda yürümeye alışık bir ülkedir. Ülkemize ve bölgemize büyük acılar yaşatan bu beladan halkımızı mutlaka ama mutlaka kurtaracağız. Önemli olan o güne kadar hedeflerimizi kaybetmemek, büyümeye, kalkınmaya, güçlenmeye ara vermeden devam etmektir. AK Parti kadroları bunu bugüne kadar hep başardı, yarın da başaracağız, istikrarı ve güveni sürdüreceğiz. AK Parti, Türkiye için sadece siyasi istikrarın, demokrasinin teminatı değil, aynı zamanda toplumsal dokumuzun temel harcıdır. Ekonomik istikrarın ve en önemlisi milli güvenliğimizin güvencesi de yine AK Parti’dir. Bu gerçeği asla siyasi bir üstünlük gururuyla söylüyor değiliz, bu gerçeği, bu gücün Türkiye’nin gücü olduğuna inanarak ifade ediyoruz. Eminim ki milli güvenliğimizin temel unsurlarından biri olan yerli savunma sanayimizin ürünlerini gören her vatandaşımızın göğsü kabarıyor, kendi tankımızı, topumuzu, tüfeğimizi üretir hale gelmemizle her vatandaşımız iftihar ediyor.”

VESAYET ANAYASASINI DEĞİŞTİRECEĞİZ

Başbakan Yıldırım, AK Parti’nin her vatandaşın derdini kendi derdi, her meselesini kendi meselesi olarak gördüğünü belirterek, “Bizim davamız Türkiye’nin sadece bugünlerine hizmet etmek değil, ülkemizin aynı zamanda geleceğini inşa etmektir.” ifadesini kullandı.

Bunun için ülkeyi geleceğe hazırlayan dev yatırımlara imza atmaya devam ettiklerini dile getiren Yıldırım, yıllardır bitirilemeyen Bolu Tüneli’ni tamamladıklarını, Marmaray gibi yüzyılın hayalini gerçeğe dönüştürdüklerini, kıtaları denizin altından birleştirdiklerini aktardı.

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethi sırasında gemileri karadan denize indirdiğini anımsatan Yıldırım, “Onun torunları Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da trenleri ve arabaları denizin altından geçirerek ecdadının yolunda olduğunu gösterdi.” dedi.

Yıldırım, 130 yıllık hayali gerçeğe dönüştürerek Ovit Tüneli’ni açacaklarını, 20 Aralık’ta ise Avrasya Tüneli’nin hizmete alınacağını belirterek, Çanakkale’ye dünyanın kule açıklığı en geniş köprüsünü yaptıklarını söyledi.

AK Parti’liler olarak siyaseti ülkeye ve millete canla başla hizmet olarak gördüklerini vurgulayan Başbakan Yıldırım, “Onun içindir ki AK Parti’nin milletimizin hissiyatının ve beklentilerinin tezahürü olan değişim anlayışını devamlı gerekli görüyoruz. Bu nedenle vesayet anayasasını değiştireceğiz.” dedi.

DEĞİŞİM İRADESİNİN TEK ADRESİ AK PARTİ’DİR

Anayasa yapımına ilişkin daha önce kurulan komisyona ve yapılan çalışmalara ilişkin de bilgi veren Yıldırım, anayasa yapımındaki samimiyet ve kararlılıklarının devam ettiğini söyledi. Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Hazırlıklarımızda sona gelmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki günlerde anayasa değişikliği konusunu Gazi Meclise getirmiş olacağız. Diğer siyasi partilerle ortak bir mutabakat zemini aramayı da sürdüreceğiz. Ondan sonra karar her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir. Milletimiz, 3 Kasım 2002’de en gür şekilde söylediği sözün bugün de arkasındadır. Milletimiz o gün ‘değişim’ diyordu, bugün de yine ‘değişim’ diyor ancak bugüne kadar Türkiye’ye değişim umudu verememiş olanlar, o günden bugüne ne kendilerini ne söylemlerini değiştirebildiler. Milletimizin değişim taleplerinin yankı bulduğu yegane adres, bugün çok daha güçlenmiş olarak yine bu çatıdır, AK Parti teşkilatıdır. Çünkü geçen 14 yılda bütün Türkiye gördü ki değişim iradesinin tek adresi AK Parti’dir. Bugün milletin değişim talebine karşı çıkanlar, maalesef eski tas eski hamam yola devam ediyorlar.”

Kararı milletin vereceğine dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

“Milletin Türkiye’nin artık vakit kaybetmesine tahammülü yoktur. Bu büyük ülke artık çelişkilerle dolu vesayet anayasasıyla yoluna devam edemez. İkide bir tıkanan sistem arızalarıyla ister istemez kriz üreten yönetim yapısının değişmesini, işleyen, çare üreten bir sisteme geçilmesini millet istiyor. Milletimiz 15 Temmuz’da en açık şekilde demokrasiden asla ve asla vazgeçilemeyeceğini göstermiştir. Bizim hedefimiz de demokrasiyi verimli, etkin bir şekilde işletecek hükümet sistemini hayata geçirmektir. İnşallah bu hayırlı kararları almak ve bu tarihi adımları atmak da bizlere nasip olacak, bu güzel kadrolara nasip olacak.”

MENZİLE EMİN ADIMLARLA ULAŞACAĞIZ

Türkiye’nin 14 yıldır bütün olumsuz şartlara rağmen kaya gibi sağlam durduğunu ifade eden Yıldırım, bugün de istikrarı ve güveni koruyarak aynı kararlılıkla milletle birlikte hedeflere emin adımlarla yürüdüklerini vurguladı.

Türkiye aleyhine yürütülen kampanyaları ve çatlak sesleri boşa çıkarttıklarını, boşa çıkartmaya da devam edeceklerini söyleyen Başbakan Yıldırım, her şeyi samimi şekilde milletle konuşacaklarını ve kirli oyunların hepsini bozacaklarını bildirdi. Başbakan Yıldırım, karanlık tezgahları yıkarak, kirli oyunları bozarak, şer organizasyonlarını çökerterek bugünlere geldiklerine dikkati çekti.

Yıldırım, cesaret, kararlılık, samimiyet sayesinde Türk milletinin takdirine mazhar olduklarının altını çizen Yıldırım, kimseden çekinmediklerini, kimsenin önünde eğilmediklerini dile getirdi.

Kapalı kapılar ardında iş çevirmediklerine de değinen Başbakan Yıldırım, “Millete ne dediysek onu yaptık, millet ne dediyse onu hayata geçirdik. Aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Hazreti Mevlana’nın dediği gibi bulanmadan, donmadan, akacak, menzile emin adımlarla ulaşacağız.” dedi.