“Kim ki 15 Temmuz’a tiyatro diyorsa o darbecilerin, hainlerin, ekmeğine yağ sürüyordur”

Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, “Kim ki 15 Temmuz’a tiyatro diyorsa, mağdur edebiyatı yapıp bu işi küçümsüyorsa, ‘AK Parti OHAL ile birlikte kendisi bir darbe yapmıştır’ diyerek bu işi küçümsüyorsa o darbecilerin, hainlerin, Meclis’i bombalayanların, teröristlerin ekmeğine yağ sürüyordur.” dedi.

Gül, Milat gazetesi Gaziantep İl Temsilciliği tarafından Şehitkamil Belediyesi Kültür Merkezi’nde “2. Kurtuluş Savaşı, Milletimizin Yeniden Dirildiği Gece, 15 Temmuz” isimli panelde yaptığı konuşmada, AK Parti’nin iktidara geldiği günden beri sürekli darbe teşebbüsünde bulunulduğunu belirtti.

15 Temmuz’un bir işgal girişimi olduğunu anımsatan Gül, “Burada o darbecilerin unuttuğu birşey var. Bu milletin gerçek kahramanları, hangi partiye, hangi düşünceye, mezhep ya da inanışa ait olursa olsun bu ülkenin yerli unsurları, milletin kendi evlatları istiklaline, istikbaline sahip çıktı. 15 Temmuz gecesi, ikinci Kurtuluş Savaşı’dır. Onlar, herşeyi hesapladı, ‘tiyatrodur, oyundur’ dediler. Kim ki 15 Temmuz’a tiyatro diyorsa, mağdur edebiyatı yapıp bu işi küçümsüyorsa, ‘AK Parti OHAL ile birlikte kendisi bir darbe yapmıştır’ diyerek bu işi küçümsüyorsa o darbecilerin, hainlerin, Meclis’i bombalayanların, teröristlerin ekmeğine yağ sürüyordur. Onlarla birlikte suç ortağıdır.” diye konuştu.

Gül, Türk milletinin 15 Temmuz’da büyük bir destan yazdığını ifade ederek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çocuklarımız, torunlarımız kıyamete kadar 15 Temmuz destanını okuyacaktır, gururla bunu anlatacaklardır. Bu bayrağımız inmedi, ezanlar dinmedi. Devletimizi parçalamaya çalışanlar, bu ülkeyi bölmeye çalışanlar, 15 Temmuz’da darbe yapmaya kalkışanlar milletin kendi gücüyle, darbesiyle karşı karşıya kaldı. Bizim tankımız, gasbedilmiş silahlarımız yoktu. TSK gibi göz bebeği kurumu da asla rencide edemeyeceklerdir. Çünkü onlar, o üniformaları gasbetmişlerdir. Milletin, gece ve gündüz çalışarak girdiği bu yerlere, sorular çalarak bu ülkenin geleceğini çalarak girenler, asker nitelendirilmesini hak etmiyorlar.  Onlar üniforma giymiş teröristlerdir, cezalarını hukuk karşısında veriyorlar.”

15 Temmuz’un sorumlularının hepsinin hesabını soracaklarını aktaran Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Asla bunu unutmayacağız, unutturmayacağız. Türkiye bir hukuk devleti, bunların en ağır şekilde hesabının görüşmesi için bir an bile gevşemeyeceğiz. Öyle çalışacağız ki bir daha bu ülkeye böyle bir işgal girişimlerini ne içeride ne de dışarı da asla aklına bile getiremeyecek. Adında sözde cumhuriyet ve halk olan bir partinin genel başkanı bunu anlayamaz. Tankın karşısında durmayı, bu destanı anlayamaz. Mağdur edebiyatı yaparak daha şehitlerimizin kanı yerdeyken özel harekatımızın kanı yerdeyken kalkıp da darbecilere mağdurlar diyerek, mağdur edebiyatı yaparak, bu işi sulandırmaya kimsenin hakkı yok. Bunların cumhuriyetten anladığı, cumhursuz cumhuriyettir.  Bunların halktan, halkçılıktan anladığı, halksız halkçılıktır. Maalesef Türkiye’de bu zihniyet, bu CHP anlayışı, bu millete hiçbir şey vermemiştir. Bundan sonra da kimse vermesini beklemiyoruz. Kılıçdaroğlu, Yenikapı mitingine geldi.  Dedik ki milli meselelerde bir araya gelebiliyoruz. 15-20 gün sonra bambaşka bir yere gitti. Antep’e gelmişti beraberdik, daha sonra Artvin’de bir kaza, suikast girişimi oldu. Bu durumu lanetliyoruz.  Bu millete sırtına dönenler, millet tarafından en büyük şamarı yemiştir. Bu millet gereken dersi de vermiştir.”

Konuşmaların ardından İstanbul’da darbe girişimi sırasında darbeci askerlerin kolundan yaraladığı Milat gazetesi muhabiri Enes Kaplan, yaşadıklarını anlattı. Daha sonra Anadolu Ajansı tarafından hazırlanan “15 Temmuz’da ne oldu, adım adım darbe girişim süreci” isimli görüntü izlendi.

Moderatörlüğünü Milat gazetesi yazarı Sabiha Doğan’ın yaptığı “2. Kurtuluş Savaşı. Milletimizin Yeniden Dirildiği Gece, 15 Temmuz” isimli panele geçildi.