“Müttefiklerimizin verdiği silahlara karşı mücadele vermek gibi tuhaf bir durumla karşı karşıyayız”

Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, ABD’deki başkanlık seçimini Donald Trump’ın kazanmasını, ilerleyen süreçte Türkiye ve ABD ilişkilerinin ne yönde şekilleneceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Seçimin hem Amerikan halkına hem Türkiye’ye hem de bölge halkına hayırlar getirmesini dileyen Aktay, böyle bir seçim sonucunu kimsenin beklemediğini söyledi.

Bu sonucu kimsenin “beklemiyor” olmasının üzerinde ayrıca düşünmek gerektiğini dile getiren Aktay, “Çünkü neredeyse bütün medya adeta Clinton’ın kazanacağına yatırım yapmıştı. Clinton’ın başarısını adeta satın almış durumdaydı. Bütün hesaplar, söylemler, neredeyse bütün propagandalar, Clinton yanlısı bir tavır sergiliyordu.” diye konuştu.

Aktay, özellikle ABD’de seçim kampanyalarının “parayla yürütülen kampanyalar” olduğuna dikkati çekerek, herkesin Hillary Clinton’ın kazanacağını umduğunu, seçim kampanyasına da yüklü miktarlarda bağış yapıldığını söyledi. Aktay, “Aslında sadece bu durum bile halk oylarının günümüzde nasıl şekillendiğini, nasıl yönlendiğini çok iyi ortaya koyan bir durum. Yani siz ne kadar yönlendirmeye kalkışırsanız kalkışın, ne kadar manipülasyonlar yaparsanız yapın, medya ne tür operasyonlar yaparsa yapsın halkın oyu yine kendi bildiğini seziyor, kendi bildiği istikamette bir karara doğru yürüyor.” ifadelerini kullandı.

Aktay, bu durumun ABD tarihinde çok alışılan bir durum olmadığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Demek ki her topluluk böyle bir durumu tadacakmış. Amerika Birleşik Devletleri de bu vesileyle böyle bir durum tatmış oldu. Bütün medyanın, bütün lobilerin odaklandığı, yoğunlaştığı bir görüşün istikametinin tam tersine bir kamuoyu oluşmuş oldu ve bir halk oyu şekillenmiş oldu. Neticede Trump kazanmış oldu. Biz kendisini öncelikle tebrik ediyoruz, Amerikan halkını tebrik ediyoruz. Neticede Amerikan halkı kendi ülkesi için en iyisi, en doğrusu ne ise onu seçmiş oldu. Clinton’ı seçmiş olsaydı da aynı durum söz konusu olacaktı. Demokrasinin güzel tarafı, halk ne istiyorsa o oluyor. Halk şu anda Trump’a karar vermiş. Trump’ın Amerika için iyi şeyler mi yoksa kötü şeyler mi getireceğini kimsenin şimdiden söylemesine gerek yok. Zaten bu karar verilmiştir artık.”

“Fetullah Gülen’in, iadesini ısrarla talep ediyoruz”

ABD ile Türkiye’nin son dönemde çok önemli iki konuda ciddi bir anlaşmazlığın içine girdiğine işaret eden Aktay, “Açıktan da eleştiriyorduk, açıktan da ‘stratejik ortağımız, müttefikimiz’ diye bildiğimiz Amerika Birleşik Devletleri’nin son zamanlardaki siyasetlerini çok tuhaf karşılıyorduk, anlamakta güçlük çekiyorduk. Bilhassa ABD’nin, Türkiye’ye karşı sadece bir darbe değil birçok darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ’nün liderini kendi ülkesinde rahatça faaliyetlerine imkan verecek şekilde barındırıyor olmasını, Türkiye’ye karşı teröre verilen açık destek olarak nitelendiriyorduk.” dedi.

Aktay, FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen’in iadesine ilişkin ABD’nin Türkiye’ye karşı öne sürdüğü hukuk gerekçelerinin anlamsız olduğunu dile getirerek, ABD’nin geçmiş tecrübelerinde, bu gerekçeye çok fazla önem vermediğini, istediği zaman bu gerekçeyi rahatlıkla olağanüstü şartlarda atlayabildiğini vurguladı.

Aktay, Türkiye’nin, Gülen’in iadesine ilişkin taleplerini ısrarla dile getirmeyi sürdüreceğini belirtti.

Trump’ın, iki ülkenin stratejik ortaklığı ve müttefikliği noktasındaki birlikteliğine daha fazla önem vermesi gerektiğini ifade eden Aktay, “Fetullah Gülen’in, bir suç örgütü liderinin, bir mafyatik terör örgütü liderinin Türkiye’ye iadesini ısrarla talep ediyoruz kendisinden ve umut ediyoruz. Yeni bir başkan, yeni bir anlayış, yeni bir yaklaşımla bu konuyu bir kez daha ele alacaktır ve beklentilerimize, Türk halkının, Türk milletinin beklentilerine cevap verecektir.” dedi.

“PYD de bir terör örgütüdür”

Aktay, Türkiye’nin, PYD’nin PKK terör örgütünün bir uzantısı olduğundan kuşkusu olmadığını ancak buna rağmen ABD başkan adayı Hillary Clinton’ın, seçim kampanyası sırasında, “Biz PYD’ye silah vermeye devam edeceğiz, PYD’yi desteklemeye devam edeceğiz.” dediğini anımsattı.

Clinton’ın, bu açıklamalarının gerçeği gözardı eden, talihsiz açıklamalar olduğunu belirten Aktay, şunları kaydetti:

“Verilen bu destek her gün bir sürü silahlı terör saldırısına maruz kalan Türkiye’de ciddi bir kırgınlık yaratmıştır. Bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Bunu Amerikalı dostlarımızın bilmemesi mümkün değil. Bu konuda kendisine gereken elbette ki uyarılar da yapılmıştı ancak yeni başkanın, Sayın Trump’ın bu konuyu bir kez daha değerlendireceğini umuyoruz. Çünkü bu konu aramızda ciddi bir problem oluşturmuştur, oluşturacaktır da. Eğer bu şekilde devam ederse bizim stratejik ortağımızla ciddi bir güven sorunumuz oluşacağı aşikar olacaktır.

PKK bir terör örgütüdür, PYD de bir terör örgütüdür ve PYD’ye verilen silahların büyük bir kısmı PKK’ya nakledilmektedir. Şu anda aslında biz PKK terör örgütüyle savaşırken, Amerika tarafından verilen silahlara karşı savaşmış oluyoruz. Böyle tuhaf bir durum söz konusu. Kendi müttefiklerimizin verdiği silahlara karşı mücadele vermek gibi tuhaf bir durumla karşı karşıyayız. Biz Sayın Trump’tan bu konudaki siyaseti de ciddi anlamda revize etmesini, gözden geçirmesini elbette ki bekleyeceğiz.”