yasinaktay27ekim

“Terörü Türkiye düşmanları, Kürt düşmanları, Müslüman düşmanları besliyor”

Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, “Bugün terörü kimin beslediğini artık çok iyi biliyoruz. Terörü Türkiye düşmanları, Kürt düşmanları, Müslüman düşmanları besliyor.” dedi.

Muş Alparslan Üniversitesinde (MŞÜ) bugün düzenlenecek “İslam ve Solun Soy Kütüğü” başlıklı konferansa katılmak üzere kente gelen Aktay, partisinin il başkanlığını ziyaret etti.

Burada partililere hitap eden Aktay, AK Parti’nin gerçekleştirdiği hizmetlerle bir zihniyet değişikliği yaptığını bildirdi.

Siyasi partilerin halktan uzak durması halinde halktan kopacaklarını belirten Aktay, “Eğer dördüncü kez oylarımızı artırarak İktidarda duruyorsak, inşallah önümüzdeki dönemlerde de böyle kalacaksak, Türkiye’nin önünde başka bir seçenek yok. Bu durum, şu anda tam da siyasetin bu anlamını takip etmemizden kaynaklanıyor.” diye konuştu.

Aktay, devletin daha önce insanların inançlarının ne olması gerektiğine karar verdiğini vurguladı.

Devletin eskiden ana dilin bile ne olduğuna karar verdiğini anlatan Aktay, şöyle devam etti:

“Resmi dilden söz etmiyoruz. Resmi dil devletin belirleyeceği bir haktır ama ana dilimizin ne olacağına karar veriyordu. Ve başka Türkçe’nin dışındaki diller üzerinde yasak koyuyordu. Bu yasakların neticesinde bu inkarcı asimilasyoncu politikaların en neticesinde Türkiye’de malum hadise oluyordu. Kürt meselesi dediğimiz bir hadise cereyan ediyordu. Mesele başımızı epeyce ağrıttı. İnsanların ne giyeceklerine ne giymeyeceklerine karar veriyordu. Başörtüsü yasağını koyuyordu. Bir Müslüman kültürünün en önemli göstergelerinden birisi olan başörtüsüne yasak koyabiliyordu bu devlet. Herkes tabii ki örtünmek zorunda değil. Bu yasağı koyan bir devlet, kadınların başörtüsüne yasak koyan bir devlet adeta bu millete yabancı bir devletti. Aynı şekilde insanların dinine, kültürüne, kimliğine asimilasyoncu bir yaklaşım içerisinde yaklaşan bir devlet, memlekete yabancı, ülkesine, milletine yabancı bir devlet gibiydi. İşte AK Parti döneminde yaptığımız en önemli şey, millet devlet kaynaşmasını sağlamaktı ve bunu da başardık.”

“Terörü Türkiye düşmanları besliyor”

Aktay, Kürt meselesinin AK Parti dönemiyle bittiğini ve geriye terör meselesinin kaldığını belirtti.

Bugün terör sorununun baş ağrıttığının kabul edilmesi gerektiğine işaret eden Aktay, “Bugünkü terör de Kürt sorunundan kaynaklanmıyor. Eskiden Kürt sorunundan besleniyordu. Bugün elhamdülillah terörü besleyecek bir Kürt sorunu kalmamıştır. Bugün terörü kimin beslediğini artık çok iyi biliyoruz. Terörü Türkiye düşmanları, Kürt düşmanları, Müslüman düşmanları besliyor.” ifadesini kullandı.

Aktay, bugün karşılaştıkları terörün Ortadoğu’da oynanan oyunun bir parçası olduğunu dile getirdi.

Terörün ve teröristlerin elinden Kürt meselesini söküp aldıklarını vurgulayan Aktay, şu görüşlere yer verdi:

“O bahaneyi kaldırdık. Bugün Kürt kardeşlerimiz çok net bir biçimde görüyorlar. Artık teröre en ufak bir destek kalmamıştır. Çukur siyaseti yapmaya kalkıştılar, halkımızın onlara nasıl destek vermediğini gördük. Çukur siyasetini yaptıkları zaman hedefledikleri şey, bir halk ayaklanması gerçekleştirmekti. Özerklik ilan edeceklermiş. Elinde tuttuğu silahla, haydut gibi, zorba gibi, halkımızın hayatını belirlemeye çalışan, halkın hayatını zindan etmeye çalışan onlar. Güya halk adına özerklik yapacak. Halk böyle bir özerklik anlayışını reddetti. Bunun adı özerklik değil, derebeyliktir, zorbalıktır, eşkıyalıktır.”

“Terörizmi beslediler, terör faaliyeti yaptılar”

Genel Başkan Yardımcısı Aktay, halkı temsil etmek vaadiyle seçilmiş bazı siyasetçilerin, bugün teröristlere destek verdiklerini bildirdi.

Aktay, “O teröristlerle kol kola, el ele, iç içe, kucak kucağa çalıştılar ve siyaset yapmadılar, savaştılar. Terörizmi beslediler, terör faaliyeti yaptılar. Oysa, onların görevleri, vaat ettikleri şey terörü desteklemek değildir. Bugün siyaset alanı alabildiğine geniştir, alabildiğine özgürdür. İsteyen siyaset zemininde neyi iddia ediyorsa, bunu dile getirebiliyor, ifade edebiliyor, bunun siyasetini güdebiliyor.” ifadesini kullandı.

“Bir yandan bir siyasi partiniz olacak, bir yandan silahlı bir örgütünüz olacak, ikisini birlikte götüreceksiniz.” diyen Aktay, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yok öyle yağma. Bunun adına yağma denir ve kimsenin böyle bir yağmacılığa müsaade etmesini beklemeyin. Teröre açıkça destek verdiği, teröristlerle iç içe olduğu belli olan bir takım siyasetçilere, siyasetçi diyebilir miyiz, onların bu faaliyetlerin göz yumabilir miyiz? Bu mevzu bir partinin başka bir partiye tahammülsüzlüğü değil. Suç işleyenlere göz yummak gibi bir hakkımız yok. Halktan aldığı vergileri götürüp Kandil’e, teröristlere, terör faaliyetlerine harcayamaz. Böyle bir yetkisi de hakkı da yok. Bu yapıldığı zaman hükümetin üzerine de düşen görev de bun ‘dur’ demektir ve durdurmaktır.”

Aktay, güvenlik güçlerinin teröristlere gereken cevabı verdiğini, yargının da delilli tespitlerle hendek siyasetine destek veren belediyeler ve belediye başkanları hakkında  gereken işlemleri yaptığını kaydetti.