Türkiye-İran 1. Tarım İş Forumu ve Tarım Yürütme Komitesi Toplantısı yapıldı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, İran ve Türkiye’nin rekabetle küçülmek yerine iş birliğiyle büyümeyi tercih ettiğini belirterek, “160 milyonluk toplam nüfusa ve 100 milyar doları aşkın tarımsal hasılaya sahip iki ülkenin iş birliğiyle oluşturacağı sinerji, bölgenin huzur ve barışı için son derece önemlidir.” dedi.

Çelik, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde (TOBB) gerçekleştirilen Türkiye-İran Tarımsal İş Forumu ve Türkiye-İran Tarım Yürütme Komitesi 6. Dönem Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dost ve kardeş ülke İran ile ilişkilerde bu yıl önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi nedeniyle temmuzda yapılması planlanan toplantının bugün gerçekleştirilebildiğini dile getiren Çelik, İran ve Türkiye ekonomilerinin rakip değil, tarihi İpek Yolu’nda olduğu gibi birbirini tamamlayan nitelikte olduğunu söyledi.

Çelik, İran’a yönelik ekonomik yaptırımların kalkmasıyla ikili ticaretin hızla yükseleceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“İran Türkiye’nin Asya’ya açılan kapısı, Türkiye de İran’ın Avrupa’ya açılan kapısı. 2013’te 22 milyar doları bulan fakat geçen yıl 9,7 milyar dolara kadar gerileyen ikili ticaret hacmimizi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın koyduğu 30 milyar dolar hedefine çıkarmak için her alanda olduğu gibi tarım alanında da çok çalışmalıyız. 10 milyar dolara yakın ticaret hacmi içinde tarımsal ürün ticaretimizin payı 353 milyon dolarla sadece yüzde 3,6 düzeyinde. Bu her iki ülkeye yakışmayacak bir rakam.”

“İran ile 400 yıldır değişmeyen sınırımız var”

Türkiye ve İran’ın iki köklü medeniyete ev sahipliği yaptığını vurgulayan Çelik, yaşanılan coğrafyanın bugünkü halinin endişe verici olduğunu söyledi.

Çelik, bölgede yeni çatışma ve ayrışmalar çıkması yönünde etnik ve mezhepsel farklılıkların öne çıkarıldığına dikkati çekerek, “Müslüman Müslümanın kardeşidir ve üzerinde oynanan oyunu bozacak ferasete sahiptir. Farklılıklarımızı bir kenara koyarak, dayanışma içinde olmalıyız. İran ile 400 yıldır değişmeyen 560 kilometre sınırımız var. Diğer komşulara baktığımızda 100 yıl önce masa başında cetvelle çizilen sınırların 100 yıl huzur vermediğini görüyoruz. Böyle devam ederse huzur bir hayal olmaktan öteye gitmez. Bölgenin sorunları, bölgede yaşayan iki köklü devlete ciddi sorumluluk yüklemekte.” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel ekonomik kriz sonrasında gerek sosyal, gerek siyasal birçok sorun yaşandığını ve kırılgan sürecin devam ettiğini hatırlatan Çelik, tarımın önemini öne çıkaran çalışmalarda İran ile iş birliği içinde olduklarını ifade etti.

Türkiye ekonomisinin bölgesinde yaşanan sorunlara rağmen son 27 çeyrektir kesintisiz büyüdüğüne işaret eden Çelik, ekonomik büyümenin 2009’dan bu yana yılda ortalama yüzde 5,3 seviyesinde gerçekleştiğini dile getirdi.

“Tarımsal ihracatımız 16,8 milyar dolara yükseldi”

Çelik, Türkiye’nin 54,7 milyar dolarlık tarımsal gayrisafi milli hasılası ile Avrupa’nın en büyük tarımsal gücü haline geldiğini belirterek, “Ülkemiz, 192 ülkeye bin 680 çeşit tarımsal ürün ihraç eden bir ülke haline gelmiş ve tarımsal ihracatımız 16,8 milyar dolara yükselmiştir. 2023 hedefleri kapsamında 150 milyar dolarlık tarımsal hâsıla ve 40 milyar dolarlık tarımsal ihracata ulaşmak için çalışmalarımız hızla sürüyor.” diye konuştu.

Aralarında Tahran’ın da bulunduğu başkentlerde tarım müşavirlikleri açacakları müjdesini veren Çelik, şöyle devam etti:

“İran ve Türkiye rekabetle küçülmek yerine iş birliğiyle büyümeyi tercih eden iki ülke. 160 milyonluk toplam nüfusa ve 100 milyar doları aşkın toplam tarımsal hasılaya sahip iki ülkenin iş birliğiyle oluşturacağı sinerji, bölgenin huzur ve barışı için son derece önemlidir.”

“Türkiye, tarım alanında çok değerli rol oynayabilir”

İran İslam Cumhuriyeti Tarım Seferberliği Bakanı Mahmud Hojjati de Türkiye’nin Akdeniz iklim özelliğini taşıdığını, İran’ın ise kuzey ve batıdaki iklime benzediğini belirterek, bunun tarım alanındaki ortak çalışmaların zeminini hazırladığını söyledi.

Türkiye’nin özellikle ambargo döneminde İran’ın yanında durmasının, ortak çalışmalar için zemin hazırladığını vurgulayan Hojjati, “Şimdiye kadar hayvancılık, ziraat ve su ürünleri konusunda güzel iş birlikleri yapılmıştır. Türkiye, tarım alanında çok değerli rol oynayabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Hojjati, İran’da tarım ürünlerinin yüzde 90’ından fazlasının köyde yetiştirildiğine işaret ederek, bu nedenle daha fazla tarım ürünü yetiştirmenin, bölgenin kalkınması için son derece önemli olduğunu ifade etti.

İki ülkenin özel sektörünün ortak yatırım yapabileceğine dikkati çeken Hojjati, helal piyasaya ürün sunmak için de daha fazla iş birliği yapılabileceğini belirtti.

“İran komşu bir devletten öte kardeş ülke”

TOBB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Faik Yavuz ise İran’ın komşu bir devletten öte kardeş ülke olduğunu vurgulayarak, söz konusu iş forumu ile iki ülkenin tarımsal ticaretinin geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atılacağını dile getirdi.

Bölgede yaşanan olumsuzlukların, bölge ülkeleri arasındaki birlikte çalışma çabalarını daha değerli kıldığına değinen Yavuz, “İran’ın istikrar ve huzurunu koruması, bizim için de memnuniyet vericidir. Zira Türkiye ve İran tarihten gelen kadim bir dostluğa sahiptir. Ülkelerimiz arasında artacak yakınlaşma ve iş birliği, bölgemiz için de çok büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Yavuz, İran’a dönük yaptırımlara son veren anlaşmanın Türk iş dünyası tarafından da sevinçle karşılandığını belirterek, “Tarımsal üretimde dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alan dostumuz İran’ın 19 milyar dolara yaklaşan tarımsal ticaretinde daha fazla pay sahibi olmayı umuyoruz.” diye konuştu.