” Türkiye’nin başına bela olan vesayetçi yapı artık sona erdi “

Antalya’da gezi ve incelemelerde bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek, partililerle bir araya geldi. Burada, Kasım Ayı Daraltılmış İl Yönetimi Toplantısı’na katılan Özhaseki, AK Parti hükümetlerinin, sağlıkta, ekonomide, eğitimde, ulaştırmada, adalette, her alanda eski hükümetlerle kıyaslandığında hepsinde başarılı çalışmalar yaptığını söyledi.

Bakan Özhaseki, eskiden Türkiye’nin başına bela olan vesayetçi yapının artık ülkede sona erdiğini dile getirdi. Gezi Parkı olaylarına değinen ve o süreçte yaşananları aktaran Özhaseki, orada başarılı olunamayınca 17-25 Aralık olaylarıyla hükümeti devirme operasyonuna gidildiğini, birçok insanın onların gerçek yüzünü gördüğünü anlattı.
Bakan Özhaseki, 15 Temmuz olaylarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Rüya gibi birçok arkadaş hala inanamıyor. Senelerce içimizde bulunup, hoşgörüden, diyalogdan, insanlıktan, hizmetten, himmetten bahsedenler, bir gecede adeta ‘kurt adama’ dönüştüler. O gün hiç kimsenin ummadığı şekilde, insanların üzerine kurşunlar sıktılar, Meclisi bombaladılar, yapabilecekleri en büyük kötülüğü yaptılar bu millete. Bütün bunlar olduğunda dünya sadece seyretti, biraz da batı alemi özellikle bildiğimiz ülkeler, ‘Ya o kadar şey yapıyoruz, nasıl oldu da başarılı olamadık?’ diye üzülmeye başladılar. Kuzey Afrika ülkelerinde başarılı oldular, Suriye’de, Irak’ta başarılı oldular. Nerede bu işi denemişlerse başarılı oldular fakat Türkiye’de kaçıncı olaydır yapıyorlar, bir türlü başarılı olamıyorlar. Moralleri bozuldu. Paris’teki bir patlamada bütün liderler kuyruğa girip, orada terörü temin ederken, ne yazık ki bugün AB ülkesi dediğimiz ülkeler, ne yazık ki Amerika, dönüp Türkiye’ye bir kere bile içinde gele gele ciddi bir şekilde geçmiş olsun bile diyemediler. Şaşırdılar, ne desinler suçüstü yakalandıklarına mı üzülsünler, yoksa düşündükleri gerçekleşmedi ona mı üzülsünler? Sonra yalancıktan dillerinin ucuyla geçmiş olsun mesajları ufak çaplı gelmeye başladı.
Bir müddet sonra Türkiye’ye gelince bunca kötülükleri ve ahlaksızları yapanların ne olacağını sormak yerine, ‘Şey mi acaba bu yakalanan adamlar dövülüyor mu, bunlara kötü muamele mi yapılıyor?’ demeye başladılar. 246 kardeşimiz şehit, 2 bin 200 kardeşimiz gazi oldu. Bunlara geçmiş olsun diyeceği yere, ‘Meclise bomba atanlara kötü bir şey mi yapıyorsunuz?’ diye sormaya başladılar. Bu ne ahlaksızlıktır, bu ne riyakarlıktır, bu ne iki yüzlülüktür?”
Fas’taki toplantıya katılarak, söz hakkı istediğine ve Suriyeli mülteciler için Türkiye’nin yaptıklarını anlattığına değinen Bakan Özhaseki, “(Hala o ülkede bombalar atılıyor, çocuklar ölüyor. İnsanlar çocuklarını kurtarmak için açık denizlere açılıyorlar ve küçücük çocuklar denizlerde boğuluyorlar, hepiniz seyrediyorsunuz) dedim. 30 sene sonra olabilecek bir otun kurumasını konuşuyorsunuz burada, ama insanlar ölürken kılınız kıpırdamıyor sizin.” diye konuştu.
Bunun iki yüzlülük olduğunu belirten Özhaseki, “Tabii biz bunlara hiç aldırış edecek değiliz. Bunlardan merhamet de iyilik de beklemiyoruz. Hür dünyadan da kopmaya niyetimiz yok zaten bunları söylerken. Avrupa Birliği umurumuzda da değil, oradaki standartları almaya çalışıyoruz. İnsan hakları konusunda, demokrasi, üretimler noktasında, AB standartlarını almaya çalışıyoruz. Ülkemizi yüceltmeye çalışıyoruz, her bir alanda en iyi durama gelmeye gayret ediyoruz. O grubun içinde bulunmak gibi bir derdimiz yok, adımızı da oraya yazdırmak gibi bir derdimiz yok bizim. Biz kendi kendimize iyi işler yapacağız, çalışacağız gayret edeceğiz, büyüyeceğiz, güçlü olacağız. Bu coğrafyada yaşamanın tek şartı güçlü olmak.” sözlerine yer verdi.
Suriye’de savaşan Amerika, Rusya, İran gibi birçok ülke olduğunu anımsatan Özhaseki, orada yer almanın tek şartının güçlü olmak olduğunu anlattı.
– “ANA MUHALEFETİ HDP’YE VERDİĞİ DESTEKTEN DOLAYI KINIYORUM”
Bakan Özhaseki, HDP’li belediyeler meselesinde, ana muhalefeti de bu noktada HDP’ye verdiği destekten dolayı kınadığını dile getirdi. Belediye başkanının vazife için seçildiğinin altını çizen Bakan Özhaseki, şunları belirtti:
“Hepimizin ihtiyaçları var, sudur, kanaldır, ulaşımdır, parktır, belediye bunu yapar. Belediye gidip de teröristlere yardım için iş makinesiyle orada çukur kazar mı? Belediye gelen paraları ‘Kandil’e nasıl gönderirim?’ diye birtakım pis hesaplar yapar mı? Belediye kendi kendine kalkıp da öz yönetim ilan ederek, Türkiye’yi bölmeye çalışır mı? Bunları yapıyorsanız bunun da bir cezası var. ‘Efendim bunlar seçilmiş insanlar, demokratik ortamlarda seçilenler zaten oyla gelirler oyla giderler’. Yapmayın ya, yeni bir şey mi buldunuz siz? Hiçbir gemi kaptanı, bir bilet aldı gemime girdi diye denizin ortasında bir yolcunun gemisini batırmasına, delmesine izin vermez. Hiç kimse oy verirken o insanlara hırsızlık yapsın, bölücük, ahlaksızlık yapsın diye vermiyor. Hizmet etsin diye veriyor. Hizmet etmiyorsa bunun da bir cezası var. O cezayı da çekecekler.”
Vergileri merkezden, İller Bankası vasıtasıyla şehirlere kişi başına düşen esas itibarıyla çarptıklarını ve Bakanlığının paraları gönderdiğini vurgulayan Özhaseki, belediyelerin büyük bütçesinin buradan oluştuğuna değindi.
Bakan Mehmet Özhaseki, “Bunu alıp çantaya doldurup, Kandil’e götürmüyorlar. Şeytanlık başka türlü yürüyor. Bir iki tanesini söyleyeyim. Toplu sözleşmeler yapıyorlar. Mesela seçim öncesinde Patnos Belediyesi HDP’deydi. Kaybedeceğini anlayınca toplu sözleşme yapmış, gelecek dönemleri de kapsayacak şekilde bütçenin. Geçici işçilere verdiği maaş düşünün Ağrı Patnos, ne olabilir? 6 bin 300 lira, işçilere verdiği maaş 7 bin 500 lira. Paramız olsa da 17 bin 500 versek çalışan arkadaşlara, ya ne olacak verelim ama Patnos gibi her tarafı borçlu, maaş ödeyemeyen bir belediyede geçici işçiye 6 bin 300 lira niye verirsiniz? Peki bu parayı işçilere veriyorlar mı? Hayır vermiyorlar. Ucundan azıcık veriyorlar, geri kalanını çantaya doldurup işte Kandil’e gönderiyorlar.” diye konuştu.
Taşeronluk sistemi, hizmet satın almada da ahlaksızlık yapıldığını belirten Özhaseki, park bahçeler için ihaleye çıkıldığını, 300 kişi çalıştıracak firma aranarak kılıf uydurulduğunu ve burada 50 kişi çalıştırıldığını ancak paranın 300 kişiye ödendiğini söyledi. Özhaseki, şöyle devam etti:
“Yatırım bütçeleri neredeyse sıfır gibi. Ne yapalım arkadaşlar seyir mi edelim bunları? Teröristler orada çatışırken belediyelerin her türlü deposunu, her türlü inşaatlarını ve binalarını kendilerine lojistik üs gibi kullanıyorlar. İş makinelerini, parasını alıp kullanıyorlar. Cenazelerinde dikkat ederseniz hep belediye araçları var. Terörle içli dışlı olmuş bu insanlara karşı doğrusu seyretmek herhalde delilik ve saftiriklik olur. Ama ne yazık ki üzülerek görüyoruz bugün ana muhalefet, HDP’ye destek vermek noktasında, birtakım demokratik kibar laflarla arkalarına geçip, onlara destek vermeye devam ediyor. Bunlar da son derece üzücü.”
Seçilen insanlara saygı duymak gerektiğini, onların kürsü başına geçerek her türlü hakkını söylemesi gerektiğini ifade eden Özhaseki, “Hatta bazen sözlerinde uçuk kaçık şeyler bile olsa sabretmek lazım. Siyaset böyle bir şey, acı, incitici eleştiriler olabilir ama terör dediğiniz şey insanlık suçudur. Hiçbir dünya devletinde teröre destek verilmediği gibi onu övücü laf da söylenemez yazı da yazılamaz.” açıklamasında bulundu.
Cumhuriyet gazetesinin seçim öncesi Kandil’e giderek, PKK’lılar ile röportaj yaptığını anlatan Bakan Özhaseki, “Orada diyorlar ki ‘Siz bu PKK’ları yanlış tanıyorsunuz, bunlar çok çevreci insanlar. Otu, çöpü kırmazlar, sigara izmariti yere atmazlar. Çiçek çocuk bunlar ya’. Allah sizin iyiliğinizi versin, biz de çok safız ya yedik bu numaraları. Bunlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ölümüne mücadele edeceğiz, doğru bildiğimizi yapacağız. İsteyen bağırsın, çağırsın. Yurt dışından bunların ağababaları istedikleri kadar ağlasınlar, istedikleri kadar bizi kınasınlar.” dedi.